| Yeni Model ‘‘Yatırım, Atılım Ve Liderlik’’ |
|
Yeni bir modelin inşa edilme zamanı geldiğine değinen Büyükekşi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından dillendirilen ‘’Yatırım, atılım ve liderlik’’ modeliyle ihracata dayalı bir üretim modelinin merkeze alınması gerektiğinin altını çizdi. Yeni dönemde çok daha kapsamlı ve önceki on yıldan farklı, ihracat ve üretim odaklı ekonomi politikalarına ihtiyaç duyduklarını anlatan Büyükekşi, ‘’Yeni dönemin ihracat merkezli olmasını bekliyoruz. Türkiye tüm göstergelerde olumlu bir seyir gösteriyor. Aksayan tek yönümüz cari dengemiz’’ diye konuştu. Türkiye’nin 2011’in ilk çeyreğinde yüzde 11 oranında büyüdüğünü söyleyen Büyükekşi, bu durumun ekonomi için son derece başarılı ve güzel bir gelişme olduğunu aktardı. Türkiye’nin dünyada en hızlı büyüyen ekonomiye sahip olduğunu vurgulayan Büyükekşi, Çin’den bile yüksek bir büyüme oranı yakaladıklarını, Avrupa Birliği üyesi ülkelerin bir nesil içinde hayal edemeyecekleri bir büyüme rakamına ulaştıklarını kaydetti. Büyükekşi, ancak ithalatta yaşanan yüksek artış oranı, dış ticaret açığı ve cari açığın yüksek seviyelere yükselmesi nedeniyle başarılarının gölgede kaldığından söz etti. Büyümenin sağlıklı ve sürdürülebilir olması için kaliteli büyümeye ihtiyaç olduğunu bildiren Büyükekşi, sözlerine şöyle devam etti: ‘’Büyümenin alt kalemlerini inceldiğimizde özel sektörümüzün makine ve teçhizat yatırımlarının önemli oranda artmasını çok olumlu karşılıyoruz. Cari açık sorunumuzu tam olarak çözmemiz için dış ticaret açığını kapatmamız gerekiyor. Sadece kredi genişlemesini engelleyerek bunu yapamayız. Bizim daha geniş düşünerek Türkiye’nin küresel pazarlardaki rekabet gücünü artıracak üretim odaklı bir bakış açısını ülkemizin tüm politikalarının başına koymamız gerekir.’’
REFORMLAR İhracatta rekabetçi olunabilmesi için hem makro reformları ve hem de ikinci ve üçüncü nesil reformlarının bitmesi gerektiğini savunan Büyükekşi, inovasyon ve tasarıma gerçek anlamda yatırım yapılması ve üretim kültürünün temeline yerleştirilmesi gerektiğini belirtti. Katma değer artırmadan cari dengenin düze çıkmayacağını ifade eden Büyükekşi, ‘’Katma değerin artışı için ise hem kamunun daha fazla kaynak tahsis etmesi hem de teşvik mekanizmasını ihracat odaklı düzenlemesi gerekiyor’’ diye konuştu. Yeni yatırım olmadan birçok sektörde istenilen artışların da yakalanamayacağını söyleyen Büyükekşi, otomotiv sektörünün 2023 hedefinin 75 milyar dolar olduğunu ve bunun için en azından altı büyük yatırımın gerekli olduğunu savundu. Türkiye’nin geleneksel sektörlerinde ileri teknoloji ve yeni sektörlerde sıfırdan yatırım alması gerektiğini belirten Büyükekşi, şunları söyledi: ‘’Bu yatırımları mümkün kılacak şartları oluşması için teşvik mekanizması da uyumlu olmalı. Yatırımlardan sonra atılım gelecek. Ülkemizin çok uzun olmayan bir sürede, Avrupa’nın merkez ülkeleri gibi büyük bir üretici ve ihracatçı olması mümkün.’’
AVRUPA’NIN İHRACATTAKİ AĞIRLIĞI Krizlerle boğuşan Yunanistan’a ihracatın ilk 6 ayda yüzde 19, İrlanda’ya yüzde 24, Portekiz’e yüzde 5 arttığına işaret eden Büyükekşi, şunları söyledi: ‘’Avrupa kıtası yüzümüzü güldürmeye devam ediyor. Daha önce de defalarca kez ifade ettiğimiz üzere, Avrupa’nın ihracatımızdaki ağırlığı ve önemi her zaman devam edecek. Ortadoğu bölgesinde yaşanan krizin ihracatımıza yansımaları sanıldığı kadar negatif değil. Düşüş yaşadığımız ülkeler var, ancak hız kesmeden ihracatımızın arttığı ülkeler de var. Örneğin ilk 6 ayda Libya’ya ihracatımız yüzde 66, Yemen’e yüzde 31, Cezayir’e yüzde 8, Mısır’a yüzde 7, Suriye’ye ve Ürdün’e yüzde 1 azaldı.’’
Ancak diğer taraftan da Irak’a ihracatın ilk 6 ayda yüzde 38 artış gösterdiğini, miktar olarak bu 6 ülkede yaşanan gerilemeyi sadece Irak’a yapılan ihracattaki artış ile telafi ettiklerini söyleyen Büyükekşi, ihracattaki başarılarının sadece Irak ile sınırlı olmadığını belirtti. Büşükekşi, sonuç olarak Ortadoğu ülkelerine yapılan ihracatın ilk 6 ayda yüzde 23 artış gösterdiğini bildirdi. Eğer Ortadoğu kriz yaşanmasaydı bu bölgelere ihracat artışının çok daha yüksek olacağını ifade eden Büyükekşi, ‘’Gelecek için iyimserliğimizi koruyoruz. Ortadoğu er ya da geç yatışacak. Türkiye de bu süreçte önemli rol oynayacak. Ortadoğu oturduğunda, geriye düştüğümüz ülkelerdeki ihracat performansımıza kaldığımız yerden devam edeceğiz’’ dedi. |
Tekstil Dünyası